Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Batman’da 2024 yılında cansız bedeni bulunan Rojvelat Kızmaz’ın “intihar” denilerek kapatılan soruşturması, kayıp Gülistan Doku dosyasıyla bağlantılı olabileceği şüphesiyle yeniden yargıya taşınıyor. İki ismin yakın arkadaş olmasına ve Doku dosyasındaki son gelişmelere dikkat çeken Kızmaz ailesi, olaylar arasında bir ilişki olabileceği gerekçesiyle takipsizlik kararının kaldırılmasını talep etti.
Batman’da 9 Şubat 2024 tarihinde kaybolan ve üç gün sonra Hasankeyf Ilısu Baraj Gölü’nde cansız bedenine ulaşılan 26 yaşındaki Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu Rojvelat Kızmaz’ın şüpheli ölümüyle ilgili hukuki süreç yeni bir boyut kazandı. Aile, olayın basit bir intihar vakası olmadığını ve arka planda Tunceli’de yıllardır haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku vakası ile doğrudan bağlantılar olabileceğini öne sürdü.
Soruşturmanın yeniden açılması talebinin temelini, Rojvelat Kızmaz ile Tunceli’de 2020 yılından bu yana haber alınamayan Gülistan Doku arasındaki yakın arkadaşlık bağı oluşturuyor. Kızmaz ailesinin avukatı Sümeyye Gültekin Aykut tarafından sunulan dilekçede, Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra yaşanan adli gelişmelerin, Kızmaz dosyasını da doğrudan etkileyecek nitelikte olduğu savunuldu.
Daha önce olayla ilgili “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmiş, dosya kapatılmış ve Rojvalat Kızmaz’ın eşyaları adli emanete alınmıştı. Ancak adli tıp uzmanlarının, Kızmaz’ın kaybolduğu 9 Şubat günü hayatını kaybetmediğini tespit etmesi ve kolluk kuvvetlerinin güvenlik kamerası kayıtlarını eksik incelediği iddiaları, ailenin cinayet şüphesini derinleştirdi.
Kızmaz ailesi adına hukuki süreci yürüten Avukat Sümeyye Gültekin Aykut, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak dosyanın yeniden incelenmesi ve açılması için dilekçe sundu. İki olay arasındaki olası bağlantının altını çizen Avukat Aykut, “Rojwelat Kızmaz’ın ailesi; daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyalarına ilişkin yeniden soruşturma açılması ve KYOK kararlarının kaldırılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduk. Bu başvuru, yalnızca tekil bir dosyanın yeniden ele alınması talebi değildir. Aynı zamanda, yıllardır kamuoyunun vicdanında yer eden ve hâlâ aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan gelişmeler ile Rojwelat Kızmaz dosyasının ortak yönlerinin hukuken yeni delil niteliğinde değerlendirilmesi talebidir. Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra gelinen aşama, başlangıçtan itibaren etkin ve özenli bir soruşturma yürütülmediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu durum, yalnızca bir dosyaya özgü değildir. Rojwelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusu yapılmasına rağmen arama faaliyetlerinin gecikmesi, delillerin zamanında toplanmaması derinleştirilmemesi aynı şekilde karşımıza çıkmaktadır. ve soruşturmanın her iki dosyada da; kayıp başvurularına rağmen derhal ve etkili arama yapılmaması, kamera kayıtları ve kritik verilerin zamanında incelenmemesi, olayların tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik kapsamlı bir soruşturma yürütülmemesi, sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmaması, gibi ortak ve sistematik nitelikteki eksiklikler bulunmaktadır. Bugün geldiğimiz aşamada, Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmeler ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki adımlar, Rojwelat Kızmaz dosyasının da yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü bu dosyalar birbirinden bağımsız değil; aynı ihmal zincirinin, aynı cezasızlık pratiğinin ve aynı yapısal sorunların birer yansımasıdır. Bu nedenle yaptığımız başvuruda açıkça ifade ettik: Bu dosyalarda söz konusu olan durum basit bir ihmal değildir. Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bu ihlallerin sistematik biçimde görmezden gelinmesidir. Kadınların kaybolduğu, şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği olaylarda devletin yükümlülüğü yalnızca sonuca bakmak değildir. Aynı zamanda önleyici, koruyucu ve etkin soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde, ortaya çıkan tablo yalnızca bireysel bir olay değil, kamusal sorumluluğun ihlalidir. Bizler bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Rojwelat’ın dosyasına ilişkin KYOK kararları kaldırılmalıdır. Soruşturmalar tüm yönleriyle yeniden ve etkin şekilde yürütülmelidir. İhmalde bulunan kamu görevlileri dahil olmak üzere tüm sorumlular hakkında gerekli işlemler derhal başlatılmalıdır. Gülistan Doku için yıllardır sorulan “Ne oldu?” sorusu, bugün Rojwelat Kızmaz için de geçerlidir. Bu sorular cevapsız bırakılamaz. Adaletin gecikmesi, yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına sonuç doğurmaktadır. Cezasızlık sürdükçe benzer ihlallerin tekrar etmesinin önü açılmaktadır” dedi.