İsviçre’nin ticaretinde küresel dönüşüm

İnovasyonun kalesi olarak bilinen İsviçre, 2026 yılına teknolojik egemenlik arayışı ve küresel ticaret rotalarındaki stratejik hamlelerle giriş yapıyor. Davos 2026 zirvesinde ele alınan teknoloji-ticaret paradoksu çerçevesinde ülke, özellikle tıp ve finans dünyasında otonom sistemlere geçişte dünyaya öncülük etmeyi hedefliyor.

İsviçre’nin ticaretinde küresel dönüşüm
Yayınlama: 16.02.2026
Düzenleme: 15.02.2026 14:55
0
A+
A-

TIPTAN YAZILIMA YAPAY ZEKA EGEMENLİĞİ

Tıbbi alanda yaşanan devrim niteliğindeki gelişmeler kapsamında Lozan Üniversite Hastanesi (CHUV), Mayıs 2026’dan itibaren acil servis süreçlerinde üretken yapay zekayı test etmeye başlayarak sağlık sektöründe yeni bir sayfa açıyor. İsviçre Yapay Zeka Girişimi ise “Apertus” gibi yerli modelleri odağına alarak teknolojik bağımsızlığını güçlendirirken, hükümet kanadında algoritmik ayrımcılığı denetleyecek yasal düzenlemeler üzerindeki çalışmalar titizlikle sürdürülüyor. Özellikle yaşam bilimleri, ilaç ve biyoteknoloji sektörlerinde yapay zeka kullanımı artık sadece bir fark yaratan unsur olmaktan çıkarak, verilerin doğrulanabilirliğine odaklanan standart bir altyapıya dönüşmüş durumda.

FİNANSTA OTONOM DÖNEM VE DİJİTAL STANDARTLAR

Ekonominin kalbi olan finans sektöründe ise 2026 yılı itibarıyla verileri yorumlamanın ötesine geçen ve insan müdahalesi olmadan karar verip iş akışlarını yönetebilen “Agentic AI” (Temsilci Yapay Zeka) dönemi resmen başlamış bulunuyor. Fintek kuruluşları artık sadece basit ödeme hizmetleri sunan arayüzler olmaktan çıkıp, tüm ticari süreçleri kapsayan ve “gömülü finans” mantığıyla çalışan orkestre edilmiş ekosistemler sunmaya odaklanıyor. Bu süreçte bankacılıkta tokenizasyon bir varlık sınıfı olmanın ötesine geçerek genel bir işlem standardı haline gelirken, Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC) de geleneksel ödeme mimarilerini köklü bir değişime zorluyor.

KÜRESEL TİCARETİN YENİ EKSENİ: ABD İLE STRATEJİK YAKINLAŞMA

Küresel ticaret sahnesinde İsviçre, jeopolitik gerilimlere karşı ABD ile kurduğu 200 milyar dolarlık devasa yatırım köprüsüyle stratejik bir yanıt veriyor. İsviçreli firmaların bu büyük taahhüdü, saat ve ilaç sektöründeki ithalat vergilerinin yüzde 15 seviyesine çekilmesini sağlarken, bu hamlenin özellikle makine üretim sektöründe binlerce istihdamı güvence altına aldığı vurgulanıyor. Avrupa Birliği ile olan ticaret bağı en büyük ortaklık sıfatıyla güçlü kalmaya devam etse de ihracatın yüzde 40’ı hala Almanya, İtalya ve Fransa üçgeninde yoğunlaşıyor. Aralık 2025 verilerine göre 2,4 milyar dolarlık dış ticaret fazlası veren ülke, 2026 yılında yüzde 1’in altında bir büyüme beklentisiyle temkinli ancak teknoloji odaklı bir ekonomik rota izlemeye devam ediyor.

 

Anında Haber, Hızlı Bilgi!
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.