İngiltere ekonomisinde enflasyon dengeli mi?

Birleşik Krallık ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğine küresel piyasalardaki belirsizlikler ve iç pazardaki durgunluk emareleriyle giriş yaparken, ülkedeki Türk toplumu ekonomik zorluklara karşı yapısal bir dönüşüm sergiliyor. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) verilerinden derlenen bilgilere göre, ada ekonomisi yüksek faizlerin baskısı altında “yumuşak iniş” senaryosunu gerçekleştirmeye çalışıyor.

İngiltere ekonomisinde enflasyon dengeli mi?
Yayınlama: 13.02.2026
Düzenleme: 12.02.2026 23:47
2
A+
A-

​Birleşik Krallık ekonomisi, 2025 yılının son çeyreğinde kaydedilen yüzde 0,1’lik sembolik büyüme oranının ardından 2026 yılının ilk aylarında da durağan seyretmeye devam ediyor. Yıllık bazda yüzde 1,3 düzeyinde gerçekleşen büyüme performansı, ekonomistlerin “düşük vitesli büyüme döngüsü” olarak adlandırdığı süreci teyit ederken, enflasyon cephesinden gelen veriler nispeten iyimser bir tablo çiziyor. 2025 yılı sonunda yüzde 3,4 seviyesinde ölçülen tüketici fiyat endeksinin, 2026’nın ikinci yarısında yüzde 2,1’lik hedef seviyeye gerileyeceği öngörülüyor. Ancak bu düşüş eğilimine rağmen Merkez Bankası, para politikasındaki temkinli duruşunu bozmayarak faiz oranlarını yüksek seviyelerde tutmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle inşaat sektöründe yüzde 2,1’lik bir daralmaya yol açarken, imalat sanayii yüzde 1,2’lik sınırlı artışıyla ekonomiyi ayakta tutan nadir alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

TÜRK DİASPORASINDA SEKTÖREL KAYMA VE GELİR DİNAMİKLERİ

​İngiltere’de sayıları 500 bine yaklaşan Türk toplumu, ülkenin genel ekonomik tablosuyla paralel ancak kendine has dinamiklerle şekillenen bir sosyo-ekonomik değişim yaşıyor. Geçmişte ağırlıklı olarak hizmet, gıda perakendeciliği ve tekstil gibi geleneksel sektörlerde yoğunlaşan Türk girişimciler, son yıllarda teknoloji, finans ve danışmanlık alanlarına yönelmiş durumda. Özellikle Ankara Antlaşması ve sonrasındaki nitelikli iş gücü göçüyle Londra’ya yerleşen yeni nesil Türkler, yazılım ve bilişim sektörlerinde önemli bir güç haline geldi. Londra merkezli Türk kuruculu start-up sayısının 2026 yılı itibarıyla 1.200’ü aşması, toplumun sadece iş gücü olarak değil, aynı zamanda teknoloji ihraç eden bir pozisyona evrildiğini kanıtlıyor. Bu nitelikli grubun yıllık ortalama geliri 55 bin sterlin seviyelerine ulaşarak ülke ortalamasının üzerine çıkarken, geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren esnaf grubu artan enerji maliyetleri ve dükkan kiraları nedeniyle operasyonel modellerini dijital kanallara kaydırmak zorunda kalıyor.

TİCARİ İLİŞKİLER VE SERBEST TİCARET ANLAŞMASININ ETKİLERİ

Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ekonomik entegrasyon, güncellenen Serbest Ticaret Anlaşması (STA) sayesinde stratejik bir derinlik kazanıyor. 2026 yılı sonunda iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 30 milyar dolar barajını aşması beklenirken, Türkiye’nin Birleşik Krallık’a gerçekleştirdiği ihracat kalemlerinde otomotiv ve beyaz eşyanın yanı sıra savunma sanayii ve teknoloji hizmetleri de ağırlık kazanmaya başladı. İngiliz hanehalkının harcanabilir gelirindeki düşüş, Türkiye’den gelen uygun maliyetli ve kaliteli tüketim mallarına olan talebi canlı tutuyor. Turizm sektörü ise bu ekonomik köprünün en güçlü ayağı olmayı sürdürüyor; 2026 yılı için hedeflenen 4,5 milyon İngiliz turist sayısı, Türkiye’nin döviz girdisi açısından kritik bir önem taşırken, İngiltere’deki Türk seyahat acentelerinin pazar payını da artırıyor.

Anında Haber, Hızlı Bilgi!
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.