Türkiye ve Belçika arasındaki diplomatik ilişkilerin ötesinde, 1964 yılında imzalanan İşgücü Anlaşması ile temelleri atılan kültürel ortaklık, 2026 yılında çok boyutlu bir yapıya dönüştü. İki ülke arasındaki ilişkiler; sanat, gastronomi ve akademik iş birlikleriyle “Avrupa-Türkiye” diyaloğunun en güçlü halkalarından birini oluşturuyor.
Belçika’da yaşayan yaklaşık 250 bini aşkın Türk kökenli vatandaş, iki ülke arasındaki en canlı kültürel bağı temsil ediyor. Özellikle Brüksel ve Gent gibi şehirlerde yoğunlaşan bu nüfus, Türk kültürünün Avrupa’nın kalbinde kalıcı izler bırakmasını sağladı. 2024 yılında kutlanan 60. yıl dönümü etkinliklerinin ardından, 2026 itibarıyla bu mirasın “dijital diplomasi” ve “genç kuşak sanatçı değişimleri” üzerinden daha modern bir boyuta taşındığı gözlemleniyor.
Yunus Emre Enstitüsü Brüksel şubesinin öncülüğünde yürütülen faaliyetler, Türk dilinin ve sanatının Belçika’da tanıtılmasında merkezi bir rol oynuyor. Erasmus+ ve Akademik Hareketlilik: Belçika ve Türkiye üniversiteleri arasındaki öğrenci değişim programları, iki ülke gençliğinin akademik ve kültürel etkileşimini zirveye taşıyor. Festivaller: Brüksel Türk Filmleri Haftası ve yerel belediyelerin düzenlediği Anadolu kültür festivalleri, Belçika toplumunda büyük ilgi görmeye devam ediyor.
Belçika’nın dünyaca ünlü çikolata ve waffle kültürü ile Türkiye’nin zengin gastronomi mirası, son yıllarda “füzyon mutfak” projelerinde bir araya geliyor. Türk kahvesi ve Belçika çikolatasının ortak tanıtım etkinlikleri, kültürel diplomasinin en tatlı durağı olarak nitelendiriliyor. Ayrıca Türkiye’deki yerel üreticilerin AB standartlarındaki ürünlerinin Belçika pazarında daha görünür hale gelmesi, kültürel yakınlaşmanın ekonomik bir çıktısı olarak değerlendiriliyor.