Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma (Brexit) sürecinin ardından Türkiye ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması (STA), 2026 yılı itibarıyla meyvelerini vermeye devam ediyor. İki ülke arasındaki ticari hacim, sadece geleneksel sektörlerde değil; teknoloji, savunma ve sürdürülebilir enerji gibi “yeni nesil” alanlarda da rekor seviyelere ulaştı.
Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacmi, 2020 sonunda imzalanan STA’nın ardından ivme kazanarak yıllık 25 milyar dolar sınırını aşmış durumda. 2026 başı itibarıyla iki ülkenin ekonomi kurmayları, bu rakamı orta vadede 30 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefleyen “Genişletilmiş STA” müzakerelerinde son aşamaya geldi. Türkiye’nin İhracat Gücü: Türkiye, Birleşik Krallık pazarında özellikle otomotiv, beyaz eşya, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde en büyük tedarikçilerden biri konumunu koruyor. Hizmet Ticareti: Yeni dönemde ticaretin odak noktası sadece mallar değil; yazılım, finansal hizmetler ve veri ticareti gibi alanlara kayıyor.
YATIRIM VE FİNANSAL İLİŞKİLER
Birleşik Krallık, Türkiye’ye en çok doğrudan yabancı yatırım yapan ülkeler listesinde ilk sıralardaki yerini koruyor. Özellikle yenilenebilir enerji, perakende ve bankacılık sektörlerinde İngiliz sermayesinin etkisi 2026 yılında daha da belirginleşti. Yeşil Dönüşüm: Birleşik Krallık hükümetinin sunduğu “Yeşil Finansman” paketleri, Türkiye’deki sanayi tesislerinin karbon nötr hedeflerine ulaşması için kritik bir kaynak sağlıyor. Lojistik Avantaj: Türkiye’nin “Orta Koridor” üzerindeki konumu, İngiliz şirketlerinin Asya pazarına erişiminde stratejik bir durak olarak değerlendiriliyor.
BREXİT SONRASI “KAZAN-KAZAN” MODELİ
Analistler, Birleşik Krallık’ın AB dışındaki en önemli ekonomik müttefiklerinden birinin Türkiye olduğunu vurguluyor. Türkiye için Birleşik Krallık, yüksek alım gücüne sahip ve gümrük vergilerinden arındırılmış bir pazar anlamına gelirken; Birleşik Krallık için Türkiye, kaliteli üretim kapasitesi ve genç nüfusuyla vazgeçilmez bir partner niteliği taşıyor. “2026 yılı, iki ülke arasındaki ticaretin sadece hacimsel değil, niteliksel olarak da evrildiği bir yıl oluyor.”