Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğine dezenflasyon süreci ve büyüme hedefleri arasındaki ince çizgide başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 verileri, yıllık enflasyonun gerileme eğilimini koruduğunu ancak aylık bazda beklentilerin üzerinde bir katılık yaşandığını ortaya koydu.
Şubat başında yayımlanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak ayında yüzde 4,84 oranında artış gösterdi. Bu rakam, piyasaların yüzde 4,3 civarındaki beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise bir önceki aya göre sınırlı bir düşüşle yüzde 30,65 seviyesine geriledi.
En Fazla Artan Gruplar: Ocak ayı zamlarının etkisiyle gıda ve alkolsüz içecekler grubu aylık yüzde 6,59, ulaştırma grubu ise yüzde 5,29 artışla enflasyonun ana belirleyicileri oldu.
grubundaki yıllık artış yüzde 45,36 ile en yüksek seviyede kalmaya devam ederek hanehalkı bütçesini zorlayan en önemli kalem olarak kaydedildi.
Hükümetin 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında belirlediği yol haritasında temel öncelik, mali disiplin ve yapısal reformlar yoluyla enflasyonu tek haneye indirmek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı sonunda enflasyonun %16 seviyesine inmesini öngörürken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini Ocak ayında 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesine çekti. Bu adım, dezenflasyon sürecinde “temkinli gevşeme” sinyali olarak yorumlandı.
2026 yılına girerken yapılan maaş artışları, yüksek seyreden hayat pahalılığı karşısında halkın alım gücünü koruma çabasını yansıtıyor.
Asgari Ücret: Ocak ayı itibarıyla asgari ücrete yapılan yüzde 27’lik artış, piyasa beklentilerinin ve hükümetin enflasyon hedefinin üzerinde gerçekleşti.
Memur ve Emekli: Memur ve memur emeklileri Ocak ayında toplamda yüzde 18,60 oranında zam alırken, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı yüzde 12,19 oldu.
Alım Gücü Analizi: Özellikle gıda ve konut fiyatlarındaki artışın genel enflasyonun üzerinde seyretmesi, sabit gelirli kesimin “hissedilen enflasyon” karşısındaki kırılganlığını artırıyor. Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, Ocak ayı verilerinin ardından maaşlarda “refah payı” desteğinin zorunlu hale geldiğini vurguluyor.
Analiz: 2026’da Ekonomiyi Ne Bekliyor?
Ekonomistlere göre 2026, Türkiye için bir “geçiş yılı” niteliğinde. Küresel finansal koşulların destekleyici seyretmesi ve emtia fiyatlarındaki dengelenme, Türkiye’nin dezenflasyon hedeflerini destekleyebilir. Ancak, Ocak ayındaki yüksek aylık enflasyon verisi, fiyatlama davranışlarındaki katılığı ve hizmet sektöründeki yapışkanlığı bir kez daha teyit etti. Yılın geri kalanında sıkı para politikasının devamı ile iç talepteki dengelenmenin hızı, 2026 hedeflerine ulaşılmasında belirleyici rol oynayacak.