Almanya’da yaşayan ve küresel ölçekte en çok tanınan Türk kökenli isimlerin başında, tıp dünyasında devrim yaratan mRNA teknolojisinin öncüsü Prof. Dr. Uğur Şahin gelmektedir. BioNTech firmasının kurucu ortağı ve CEO’su olan Şahin, özellikle COVID-19 pandemisine karşı geliştirdiği aşı ile dünya tarihinin akışını değiştiren figürlerden biri olarak kabul ediliyor.
1965 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde doğan Uğur Şahin, henüz 4 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya’ya göç etti. Babasının Köln’deki Ford fabrikasında işçi olarak çalışması, Şahin’in “misafir işçi” çocuğu olarak başladığı Almanya serüveninin temelini oluşturdu. Akademik başarısıyla dikkat çeken Şahin, Köln Üniversitesi’nde tıp eğitimi alarak 1992 yılında doktorasını tamamladı. Uzmanlık alanı olan immünoterapi ve onkoloji üzerine yoğunlaşan Şahin, kariyerini kanser hücrelerine karşı bağışıklık sistemini eğitmek üzerine kurguladı.
Uğur Şahin’in hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, kendisi gibi bilim insanı olan Dr. Özlem Türeci ile tanışması oldu. 2002 yılında evlenen çift, bilimsel çalışmalarını ortak bir vizyonla birleştirdi.
2020 yılında patlak veren COVID-19 pandemisi, Şahin ve ekibinin yıllardır üzerinde çalıştığı mRNA teknolojisinin test sahası oldu. “Işık Hızı” (Project Lightspeed) adı verilen operasyonla, Pfizer iş birliğinde geliştirilen aşı, dünyada kullanım onayı alan ilk COVID-19 aşısı olarak tarihe geçti. Bu başarı, Uğur Şahin’i sadece Almanya’da değil, tüm dünyada yılın kişisi ve en etkili bilim insanları listelerine taşıdı.
Uğur Şahin ve Özlem Türeci, çalışmalarıyla Almanya’nın en yüksek liyakat nişanı olan Yıldızlı Büyük Liyakat Nişanı’na layık görüldü. Şahin’in çalışmaları bugün sadece viral hastalıklar değil; kanser, HIV ve tüberküloz gibi hastalıkların tedavisi için de bir umut ışığı olarak görülmeye devam ediyor.